Bilim insanları, sıcaklık artışının hastalığın coğrafi sınırlarını genişlettiğini ve daha önce riskli kabul edilmeyen bölgelerin de tehdit altına girdiğini belirtiyor.

İlk kez 1952 yılında Tanzanya’da tespit edilen ve her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen virüsün, özellikle Güney Avrupa ülkelerinde yayılma potansiyelinin arttığı ifade edildi. Uzmanlar, küresel ısınmayla birlikte sivrisinek popülasyonlarının artmasının hastalığın daha kuzey bölgelere ulaşma ihtimalini güçlendirdiğini vurguladı.

Araştırmacılar, Avrupa’daki sıcaklık artışının küresel ortalamadan daha hızlı gerçekleştiğine dikkat çekerek, virüsün yayılabilmesi için gereken minimum sıcaklık eşiğinin beklenenden düşük olduğunu açıkladı. Bu durumun, hastalığın daha geniş bir coğrafyada görülebileceğine işaret ettiği değerlendiriliyor.

Son yıllarda Avrupa’daki vaka sayılarında belirgin bir artış yaşandığına da dikkat çekildi. Özellikle istilacı sivrisinek türlerinin yayılmasıyla birlikte tropikal hastalıkların artık Avrupa için de ciddi bir sağlık riski oluşturduğu ifade edildi.

Yüksek ateş, şiddetli kas ve eklem ağrısı, halsizlik gibi belirtilerle ortaya çıkan Chikungunya virüsünün bazı hastalarda aylar hatta yıllar sürebilen sağlık sorunlarına yol açabildiği belirtilirken, uzmanlar iklim değişikliğinin etkisiyle benzer salgınların daha sık gündeme gelebileceği konusunda uyarıyor.