İddiaya göre Birleşik Arap Emirlikleri(BAE), boğazın yeniden güvenli hale getirilmesi için uluslararası bir koalisyon kurulmasını desteklerken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden bu yönde bir karar çıkması için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Bu adımın atılması halinde BAE’nin Körfez’de doğrudan çatışmaya dahil olan ilk ülkelerden biri olabileceği ifade ediliyor.

Emirlik yetkililerinin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı küresel ticareti sekteye uğratacak bir araç olarak kullanabileceği görüşünde olduğu ve bu nedenle mayın temizliği başta olmak üzere çeşitli askeri hazırlıklar yaptığı belirtiliyor.

Öte yandan Körfez ülkeleri İran’a karşı sert bir tutum sergilese de doğrudan askeri katılım konusunda temkinli davranıyor. Suudi Arabistan ve bazı bölge ülkelerinin süreci yakından izlediği, ancak şu aşamada aktif rol almadığı değerlendiriliyor.

BAE’nin bu yeni yaklaşımı, daha önce İran ile ekonomik ve diplomatik temaslarını sürdüren ülkenin stratejisinde önemli bir değişim olarak görülüyor. İran’la yaşanan gerilimin, ülkenin turizminden hava trafiğine kadar birçok alanda olumsuz etkiler yarattığı ifade ediliyor.

Hürmüz Boğazı’nın enerji ihracatı ve deniz ticareti açısından kritik önemde olması, olası bir operasyonu daha da stratejik hale getirirken, ABD destekli askeri kapasitenin bu süreçte belirleyici olabileceği değerlendiriliyor.

Yetkililer, BAE’nin resmi olarak “savunma pozisyonunda” olduğunu vurgularken, deniz güvenliğinin sağlanması ve ticaretin kesintisiz sürmesi için uluslararası iş birliğine hazır olduklarını ifade ediyor.